Gelinlik – Abiye











{Haziran 2, 2008}   GELİNİN GÜZELLİĞİ

Gelin makyajının en önemli özelliği, gelini adeta makyajsız gibi gösterirken, aynı zamanda onu; zarif, masum ve sevimli gösterebilmesidir. Bu nedenle, gelinin makyajı son derece doğal olmalıdır ve sadece gelinin güzelliğini ortaya çıkartmaya yardımcı olmalıdır. Diğer bir özelliği ise, düğün boyunca bozulmadan dayanabilmesidir.

Seçtiğiniz makyöz/makyörle düğün tarihinden en az 15 gün önce detayları konuşmalı ve randevunun yanı sıra; cildinize uygun renkleri de belirlemelisiniz. Bunun yanısıra, gelinliğinizin renk tonunu, saç modelinizi ve kullanacağınız aksesuarları da ayrıntıları ile konuşun. Makyajda kullanılan rujun düğün sırasında mutlaka yanınızda bulunmasını söylemeye gerek bile yok!

Makyajınızın pastel tonlarda seçilmesi, sizi daha genç ve doğal gösterecektir.

Cildinize uygun bir nemlendirici kullanıldığından emin olun. Güzel ve kalıcı bir makyajın sırrı budur.

Makyajınız abartısız olmalı ve doğal görünmelidir.

Göz çevreinin önemi… Makyajınızın düğün boyu dayanabilmesi için çok dikkatli yapılması, kalıcı ve kaliteli ürünler kullanılması gereklidir. Renklerin karışmaması için, cildinizin tümüyle nemlendirilmiş olması ve makyaj tamamlandıktan sonra da yapılan makyajın üstüne transparan bir pudrayla geçilmesi gerekecektir.

Makyajınızda kullanılacak renklerin, gelinlik aksesuarlarına ve sizin ten renginize uyması da dikkat edilmesi gereken bir konudur.

Dudakların cazibesi…Gelinliğinizin açık bir gelinlik olması durumunda, yüze yaptığınız makyajı dekolteye de yayın. Yüzünüzdeki renkle dekoltenizdeki renk farklı olmamalıdır.

Düğünden hemen önce fazla güneş ışığından sakınmakta yarar var. Kırmızılaşmış bir yüz fotoğraflarda kötü çıkar.

Makyajın gelinliğe bulaşmasını önlemek için; gelinliğinizi giyerken makyajlı bölgeleri bir kağıt havlu ile kapatabilirsiniz.

CİLT BAKIMI

CİLT TEMİZLİĞİ

Önce temizlik…Yağlanma veya kepeklenme olmaması için, yüzünüzü temizlerken alın çizgisi ve kaşlar da dahil olarak tüm yüzünüze temizleme malzemesi sürün. Temizlik sırasında sürtünmeyi azaltmak amacıyla, yüzünüzü bir bez veya sünger ile değil, ellerinizle yıkamaya çalışın. Yüzünüzü yıkadığınız suyun ılık olmasını sağlarsanız, yağ ve kirler daha iyi eritilir.

Cilt temizliğinizden sonra mutlaka tonik uygulayın. Uygulamak için de sentetik değil, doğal pamuk kullanın. Çünkü doğal pamuk cildi homojen şekilde silerek, kiri daha etkin temizler.

Banyonuzu sıcak olarak yaparsanız, yüzünüzün aldığı buhar ile gözenekler açılır. Böylece yüzünüz maske yapmanız için çok elverişli bir duruma gelir.

Yüzünüzü ölü hücrelerden temizlerken zorlamalardan kaçınmalısınız. Ölü hücreler cilt yüzeyinde olduklarından hafif bir sürtme ile kolayca dökülür. Aksi taktirde cildinizin tahriş olmasına sebep verebilirsiniz.

Tüm sabunlar alkali içermektedir ve alkali de cildin üst tabakasına zarar verir. En güvenli sabun olarak en basit olanı önerilmektedir. Parfümsüz, katkısız sabunlar seçin ve özellikle durulamayı iyi yapın.

KURU VE HASSAS CİLTLERE

Banyoda… Banyo yaptıktan sonra cildinize nemlendirici uygulayın. Bu uygulamayı hafif nemli kalmış olan cildinize yaparsanız, nemin cildinizin üst katmanlarına kalmasını da sağlamış olursunuz.

Buhar makinesi kullanmak da ortamın nemlenmesini sağlar.

Cilt temizliğinden sonra kurulamayı havlu ile ve yüzünüze bastırmadan hafifçe yapın, kendi kendine kurumaya bırakmayın.

Cildinizi ılık ya da serin suyla yıkarsanız cildiniz daha sağlıklı kalır. Aşırı sıcak su ciltteki doğal yağın yok olmasına sebep olabilir.

Bakım ürünlerinizi sık sık değiştirmekten kaçının. Hassas bir cilde sahip iseniz, parfümlü ve alkol bazlı ürünleri kullanmayın.

YARARLI BİLGİLER

İpuçları… Yüzünüz ve göz bölgeniz su tutuyorsa; sırt üstü uyumanız ve sert bir yastığı dikce kullanmanız önerilir. Böyle yaptığınızda, sıvıların bütün bir gece boyu yüz bölgenizde birikmesini engellersiniz.

Kalsiyum eksikliğiniz varsa, her gün 1 bardak süt içmeyi alışkanlık haline getirin.

A Vitamini kullanmadığınız gecelerde antioksidan içeren kremler kullanmanız önerilir. Güneş ışığı ve açık havada bulunan serbest radikaller cildinize zarar vermektedirler. Antioksidanlar ise, cilde zarar veren serbest radikaller ile savaşa yardım ederler.

İçine su katılmış olan toniği bir sprey şişesinde, buzdolabında saklayıp, bunu yaz aylarında bir serinletici ve genel olarak bir cilt yenileyici olarak uygulabilirsiniz.

Güzel bir cilde sahip olmanın ipucu sağlıklı bir yaşam sürmektir. Cildinizin güzelliği her şeyden önce sağlıklı bir ortamda bulunmanıza ve sağlıklı besinler yemenize bağlıdır. Ömür boyu güzel bir cilde sahip olmak için bol su içmeniz, spor yapmanız önerilmektedir.

VÜCUT BAKIMI

NEMLENDİRME

Vücudunuzu haftada 2 kez vücut arındırıcısı (pelling) ile ölü hücrelerden arındırın. Uygulamayı, önce parmaklarınızla, daha sonrada kıl bir eldiven ile hafifçe bastırarak ve küçük dairesel hareketlerle gerçekleştirin.

Kışın da nemlendirmeyi sürdürün. Cildinizin çatlamasına engel olmak için her duştan sonra vücudunuzu nemlendirin.

ELLER VE AYAKLAR

Yumuşak ellere sahip olmak için, haftada 1 – 2 kez ellerinizi 5-10 dakika ılık sütte bekletin. Sütün içinde bulunan laktik asit cildinizi nem ve ellerinize yumuşaklık kazandırır.

Ellerinizin yaşlanmasını geciktirmek için, özellikle yaz aylarında güneşi bloke eden bir krem kullanın. Böylece ileri yaşlarda oluşabilecek lekeleri azaltabilirsiniz.

Ayak deyip geçmemeli…Düzenli pedikür yaptıramıyorsanız, yürüyüşe çıkmadan önce (spor çorap giydiğinizde) ayaklarınıza bol vazelin sürün. Yürüyüşün bitiminde ayaklarınızın beslenmiş ve rahatlamış olacaktır.

Ayaklarınız çok kuruyorsa, bol krem sürün (vazelin tavsiye edilir). Daha sonra da pamuklu çorap giyerek oluşan nemin içeride kalmasını sağlayın.

Ayak topuklarınızdaki sertliği gidermek için öneri: ılık su dolu bir leğen içinde 2 poşet yeşil çayı demleyin ve yarım litre ılık süt ekleyin. Ayaklarınızı 30 dakika kadar leğende tuttuktan sonra ponza taşı ile ovun ve nemlendirici bir krem sürün.

Nasırlardan kurtulmak amacıyla ayaklarınızı birkaç dakika ılık suya sokup bekletin. Eczanelerden reçetesiz olarak temin edebileceğiniz; % 20 Carmol ve % 12 Amlactin karışımı olan bir krem veya losyonu masaj yaparak ayaklarınıza iyice yedirin. Bu karışım tabanlardaki sert keratin tabakasını yumuşatacaktır.

BANYODA YAPILACAKLAR

Ilık bir duş mucizeler yaratır… Kuru bir cilde sahipseniz, banyo suyuna yemek sodası ekleyerek cildinizi nemlendirebilirsiniz. Ayrıca 8-10 damla gül yağı eklemek de nemlendirmeye yardımcı olabilir. Gül yağı cildi nemlendirmesinin yanısıra, güzel kokar ve kılcal damarların oluşmamasına yardımcı olur.

Yağlı bir cilde sahipseniz, banyo suyunuza limon (veya portakal, greyfurt gibi herhangi bir narenciye meyvesinin ya da birkaçının karışımının suyunu) ekleyin. Sitrik asit bakterileri öldürür, fazla yağı kurutur.

Banyo suyunuza hindistancevizi yağı eklemek de güzel bir cilde kavuşmanız için yardımcı olacaktır. Banyo suyunuzu doldururken suya 1-2 çay kaşığı yağı ekleyin.

Doğal bir arındırıcı elde etmek istiyorsanız, 1 küçük paket süt tozunu banyo suyunuzda eritin. Sütteki laktik asit cildin ölü hücrelerinden arınmasını sağlayacak ve cildinize pürüzsüzlük kazandıracaktır.

Uyuma zorluğu çekiyorsanız, banyo suyunuza 2 çay kaşığı kuru lavantayla karıştırılmış 1 çay kaşığı lavanta yağı ekleyin. Lavantanın rahatlatıcı aroması sizi uykunuza hazırlayacaktır.

Stresli günlerinizde, 3 büyük fincan papatya çayını iyi ve koyu demlenmiş olarak hazırlayıp banyo suyunuza ekleyin. Papatya rahatlatıcıdır ve stresinizi alıp götür.

Banyo yağları kullanırken, yağ ve su herzaman birbiriyle iyi karışmayabilir. Bu işlemi kolaylaştırmak için karışımınıza biraz süt katılması işinizi kolaylaştıracaktır.


YARARLI BİLGİLER

Bir yerlerinizi sağa sola çarpıyorsunuz ve hep morarıyor mu? Bir yere çarpınca, vurduğunuz bölgeye hemen 10-15 dakika buz koyun. 10 dakika bekleyip sonra tekrar 10-15 dakika buz koyun. Buz, deri altında oluşan kanamayı durdurur ve darbe alan bölgenin morlaşmasına engel olur.

Spor çok önemlidir…Yanığınızın iz bırakmasını engellemek için yanmış olan bölgeye derhal bir E vitamini kapsülü kırıp uygulayın. Ayrıca, yanığa Aloe Vera jeli sürerseniz iyileşme hızını da artırırsınız.

Sağlık için koşmanın yararını hepimiz biliyoruz. Elbette koşmak kalori harcamak için yararlı. Ancak geri geri koşmak daha da yararlı. Üstelik geri geri koşarken %31 daha fazla kalori harcarsınız. Yürüyüşte de aynı şey geçerli: geri geri yürümekle %78 daha fazla kalori harcarsınız.

Sabah uyandığınızda derin derin nefes almayı ve gerinerek vücudunuzu esnetmeyi alıkanlık haline getirin. Böyle yaparsanız, pompalanan kan artacaktır. Böylece daha hızlı uyanıp kendinizi daha diri hissedersiniz.



{Haziran 2, 2008}   GELİNİN SAÇI – AKSESUARI

İşte hayallerinizi süsleyen saç modelinin gerçekleşmesi artık çok yakın. Düğününüzde mükemmel olmayı ve kusursuz bir görünüm sergilemeyi düşünüyorsunuz. Bunu gerçekleştirmenin en önemli şartlarından biri, hatta belki de en önemlisi çok şık bir saç modelidir. Tabii sadece saç modeli yetmez! Unutmayın siz gelinsiniz! O şık tasarlanmış saçınızın üstünde bir de mükemmel bir taç sizi o gecenin prensesi olarak yüceltecektir. Tabii ki, tacın seçimi de gelinliğiniz, saç modeliniz ve düğün ortamının özellikleri hesaba katılarak yapılmalıdır. Gelin başı tasarımı yapmak her kuaförün harcı değildir. Sonra pişman olmamak için, bu konuda işinin uzmanı olan bir kuaför seçmelisiniz. Gelin başı söz konusu olduğunda fiyatlar biraz daha yükselmektedir. Ancak hayatta bir kez olacak ve resimlerinizde bir ömür boyu sizle yaşayacak olan düğününüzde mükemmel görünmek her şeyden daha değerli olsa gerek. Saç modeli”Tanıdık” laflarına aldırmadan o en güzel gününüzde sanatını size en iyi şekilde yansıtacak olan kuaförü seçin. Bir çok gelinin asil görünümünden ötürü topuzu tercih ettiğini biliyoruz. Ancak siz yine de kuaförünüzün fikrini de alın. Özellikle her saç modelinin her yüze gitmediğini aklınızdan çıkartmayın. Eğer seçiminiz topuzdan yana ise, damatla olan boy farkını da düşünün. Boy farkı eşit veya çok azsa, hatta gelin daha uzunsa topuz biraz daha geriye doğru yapılmalıdır. Kuaförünüz tasarımı yaparken gelinliğinizi ve aksesuarları da görmek isteyecektir. Bu iyi bir uyum için gereklidir.

Gelinliğinizi kuaförde giymek iyi bir tercihtir. Bu arada saçınızın düğün süresince bozulmayacağı konusunda da kuaförünüzden garanti isteyin. Tabii kuaförünüzde iyi bir makyöz de bulunmalıdır. Randevu alırken kesinlikle toleranslı davranın. İşinizin bitmesi muhakkak uzayacaktır!

BAZI ÖNEMLİ NOKTALAR

* Kuaförünüzden 10 – 15 gün önceden randevunuzu alın.

* Kuaförünüzle düğün gününden bir gün önce görüşüp randevunuzu netleştirin.

* Kuaförünüze gelinlikçinizden aldığınız aksesuarları götürün.

* Gerekiyorsa önceden bir deneme saçı yaptırmayı tercih edebilirsiniz.

* Kuafördeki işinizin ne kadar süreceğiyle ilgili programı önceden düzenleyin.

* Kuaförünüzde gelinliğinizi giyebileceğiniz uygun bir yer olmalıdır.



{Haziran 2, 2008}   GELİNİN İÇ GİYİMİ

Evlilik törenleri ile ilgili herşey çok önemlidir. Özellikle bayanlar için son derece önem verilen gelinlik ve aksesuarlarının seçimi, evlilik hazırlıklarının büyük bir bölümünü kaplar. Bu hazırlıklar içinde dış görünüm kadar (belki de daha fazla) iç görünüm de çok önemlidir.

Evlilik rüyasının olabildiğince romantik bir ortamla ve ateşli başlayabilmesi için çoğu gelin adayı hazırlıklarını yaparken iç çamaşırlarına özel bir önem verir. Gelin adayları; kendilerini iyi ve güvenli hissetmek, problemsiz bir tören yaşayabilmek için tören gecesi giyecekleri iç çamaşırlarına da önem vermelidirler. Bu özel gecede büyüleyici görünmeyi tüm gelin adayları arzular. Düğününüzde giyeceğiniz iç çamaşırına karar verebilmek için öncelikle gelinliğinizin modelini seçmiş olmalısınız. Seçtiğiniz gelinlik modeli, sırtsız ve askısız straplez ise farklı bir iç çamaşırı, kapalı bir model ise farklı bir iç çamaşırı seçmeniz gerekecektir.

İçgiyimin ve gelin…İç çamaşırınız gelinliğin dikilmesinden veya satın alınmasından önce alınmalı ve gelinlik provalarınız düğünde kullanacağınız iç çamaşırı ile yapılmalıdır. Bu yapılmazsa farklı bir çamaşır ile prova edilen gelinlik, düğün günü asıl çamaşırınızı giydiğinizde farklılık gösterebilir.

Düğün gününüzde kullanacağınız iç çamaşırı özenle seçilmiş olmalıdır. Basit bir iç giyim ortamın ve sizin bütün büyünüzü bir anda bozabilir.

Her zaman sütyen, külot ve jartiyerden oluşan “klasik üçlüyü” seçebileceğiniz gibi, omuzları açık bir gelinlik için teddie tipi askısız jartiyerli bir body kullanmanız en uygunu olur.

Maalesef pek çok kadın jartiyerle hayatında ilk kez evlilik günü tanışmaktadır. Tavsiye edilen jartiyeri yaşamınıza normal bir giysi olarak sokmanızdır. Düğün gününüzde kendinize çok daha fazla güvenir ve herşeyi başarabilecek gibi hissedersiniz. Üstelik düğün günü için aldığınız iç çamaşırlarınızı, diğer zamanlarda da ten rengi çoraplarla rahatlıkla giyebilirsiniz.



ve benzeri